Irak’ta avukatların bir bölümü, çocuğun psikolojik ve sosyal yararının anne-baba arasındaki anlaşmazlıklardan önce gelmesi gerektiği gerekçesiyle annenin velayetinin düşürülmesine yönelik davaları üstlenmekten kaçınıyor. Irak Kişisel Statü Yasası’ndaki son düzenlemeler ve özellikle Caferi Kodeksi’ndeki velayete ilişkin hükümler, kadın ve çocuk hakları örgütlerinin itirazlarına yol açtı. Irak Parlamentosu, 21 Ocak 2025’te “tek bir mevzuat paketi” kapsamında kişisel statü yasasında tartışma yaratan değişiklikleri oyladı; düzenlemeyle vatandaşlara nikâh sırasında veya sonradan mahkeme önünde mezhep tercihinde bulunma hakkı tanındı.
Şafaq News’a konuşan avukat Hüseyin Adil eş-Şammari, çocuğun ilk yıllarında anneye bakımına en çok ihtiyaç duyduğunu, babanın ise nafaka, eğitim ve manevi destekle ebeveynlik görevini sürdürebileceğini söyledi. Avukat İsra’ el-Haffaci, anneden velayetin alınmasını “haksız bir karar” olarak nitelendirirken; avukat Tayyibe Ali, birçok velayet davasının çocuğun yararından ziyade boşanma sonrası hesaplaşmayla açıldığını ve bazı babaların anneler üzerinde baskı aracı olarak bu yola başvurduğunu belirtti. Kadın ve Çocuk Haklarını Savunma Gözlemevi’nden Lina Ali, düzenlemelerin önceki sorunları çözmediğini, aksine kadın ve çocuğu etkileyen yeni krizler doğurduğunu ifade etti.
Eylemciler, Yüksek Yargı Konseyi önünde velayet hükümlerinin gözden geçirilmesi talebiyle gösteri düzenledi. Bağdat’taki bir cami imamı Abdülvehhab eş-Şammari ise sorunun yasal metinlerde değil uygulamada olduğunu savundu