Irak Başbakanı Ziyadi'nin Washington ziyaretindeki temaslar çerçevesinde ABD'li büyük şirketlerle bir araya gelmesi, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler açısından dikkat çekici bir adım olarak değerlendiriliyor. Toplantıya katılan şirketler arasında yıllık gelirleri Irak ekonomisinin hacmini aşan Chevron ve ExxonMobil gibi küresel enerji devleri de bulunuyor. Bu şirketlerin yatırım kararlarını siyasi söylemlere değil, pazar büyüklüğü, hukuki güvence, kamu politikalarındaki istikrar, güvenlik durumu ve şeffaflık gibi somut verilere dayandırdığı biliniyor.
Ziyadi'nin konuşmasının iş birliği ve kolaylıklara ağırlık verdiği, ancak büyüme oranları, hedef yatırım hacmi veya öncelikli sektörler gibi beklenen somut göstergeleri içermediği belirtiliyor. Öte yandan bürokrasiden muafiyet vaadi, yapısal sorunların çözümüne yönelik kapsamlı bir planla desteklenmediği sürece kalıcı yatırım çekemeyecek bir söylem olarak görülüyor. Irak Yatırım Kurumu'nun mevcut yapısının projelere yön vermekten çok izin dağıtan birim olması, sektörel haritaların ve arazi bankalarının bulunmaması eleştirilerin odağında yer alıyor.
Yerel yatırımcıya uzun bürokratik süreçler kalırken yabancı şirketlere istisnai kolaylıklar sunulması, iç sermayenin sürece entegrasyonunu zayıflatıyor. Sürdürülebilir yatırım için hukukun üstünlüğü, istikrarlı mevzuat, öngörülebilir ekonomik vizyon ve güçlü kurumlar gerektiği vurgulanıyor