Şam'ın tarihi suriçi bölgesinin doğu yakasında, Bab Şarki kapısına yakın konumdaki Yahudi Mahallesi, dar taş sokakları ve avlulu taş evleriyle yüzyıllardır varlığını koruyor. Mahalle, sahipleri ayrıldıktan sonra da yüzlerce yıllık duvarları ve ahşap kapılarıyla dikkat çekiyor. Tarihçi Hayreddin el-Esedi, suriçi Şam'ın Müslüman, Hristiyan ve Yahudi mahallelerine ayrılmasının fiziki sınır değil, dönemin kentlerinin doğasının gerektirdiği idari bir düzenleme olduğunu söyledi.

Esedi'ye göre Şam'daki Yahudi varlığı, Milattan önceki dönemlere ve özellikle MÖ 6. yüzyıldaki Babil sürgünü sonrasına uzanıyor; cemaat kendi mahkemelerine, okullarına, vakıflarına ve Bağdat, Kahire, İstanbul ile Halep'e uzanan ticaret ağına sahipti. 1948'de İsrail'in kuruluşu, 1967 sonrası artan gerilim ve 1990'lı yıllarla birlikte cemaatin nüfusu binlerden onlarca kişiye düştü ve mahalle sosyal işlevini yitirdi.

Şubat 2025'te eski Suriyeli Haham Yusuf Hamra ve oğlu Henri, üçten fazla on yıl aradan sonra tarihi sinagogları ve mahalleleri incelemek üzere Şam'ı ziyaret etti. 2026'da yurt dışındaki Suriyeli Yahudi kurumlarına bazı mülklerin ve dini mekanların devri, sinagogların restorasyonu ve dışarıdan gelen heyetler için koşer yemek sağlanması gibi yeni adımlar gündeme geldi. Suriye'nin kültürel turizmdeki yerini yeniden güçlendirmeye çalıştığı bu süreçte Yahudi Mahallesi, farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan canlı bir miras olarak öne çıkıyor