aktardığı bir analize göre, Irak Başbakanı Ali Zeydî önünde savaş sonrası yeniden inşa konusunda Japonya'nın tarihsel deneyiminden ağır bir sınavla karşı karşıya bulunuyor. İngiliz merkezli Middle East Monitor sitesinde yayımlanan raporda, Japonya'nın 1853'te ABD savaş gemilerinin Uraga limanına girişiyle başlayan baskıyı bir 'imha' yerine yeni bir dönemin başlangıcı olarak okuyabildiği, ardından Meiji reformlarıyla bilim ve sanayiyi temel alan bir yapılanmaya geçtiği hatırlatılıyor. Aynı metinde, 1905'te Tsushima Boğazı'nda Rus Baltık Filosu'nu yenilgiye uğratan Japonya'nın bu başarıdan ' güç sarhoşluğu' çıkararak Mançurya, Çin ve Pearl Harbor'a uzanan hatalı bir yörüngeye girdiğine, ancak 1945'te Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarıyla ikinci ve kalıcı dersi aldığına dikkat çekiliyor.
Irak'a gelindiğinde rapor, 1917'de Bağdat'ı işgal eden İngilizlerin nadir görülen bir biçimde ülkeyi inşa ettiğini, Nuri Said döneminde hızla gelişen sulama, petrol altyapısı ve eğitim atılımlarıyla bunun ilk fırsat olduğunu, 1958'de Abdülkerim Kasım darbesiyle başlayan sürecin ise önce yeni darbeler, sonra İran savaşı, Kuveyt'in ilhakı ve 2003 savaşıyla 'ikinci bir ders' değil, kesintisiz bir düşüşe dönüştüğünü belirtiyor. Zeydî'nin Washington ziyaretinde ABD yatırımı, devletin silah tekeli ve koalisyon misyonunun sona ermesi gündemlerini taşıdığı; buna karşılık kalkışından saatler önce Irak İslam Direnişi'nin ziyareti 'ekonomik işgal' diye reddettiği, Zeydî'nin ise Washington ile Tahran arasında dar bir manevra alanına sıkıştığı kaydediliyor. Yazıda nihai değerlendirme olarak, Zeydî için 30 Eylül olarak belirtilen son tarihin, askeri yönelimin yerine sivil yeniden inşayı koyup koyamayacağının ilk gerçek sınavı oluşturduğu savunuluyor