Yeni bir araştırma, insanların rüyalarında gördüğü, duyduğu ve hissettiği şeylerin birbirinden çok farklı olabileceğini ortaya koydu. Çalışma, görsel imgeleme körlüğü olarak bilinen durumla ilgilenen 84 kişi ile bu durumu yaşamayan 121 kişiyi karşılaştırdı. Katılımcılardan uyanıkken ve rüyalarındaki deneyimlerini paylaşmaları istendi.

Araştırmacılar Derek ve Lauren adlı iki katılımcının durumunu örnek gösterdi; Derek görsel ve işitsel açıdan zengin rüyalar görürken Lauren, görüntü ve ses içermeyen, dokunma ile hareket hissine dayanan rüyalar gördüğünü belirtti. Bulgular, rüyaların içeriğinin kişinin uyanık haldeki imgeleme yeteneğiyle çoğunlukla örtüştüğünü gösterdi. Bununla birlikte bazı katılımcılarda bu örtüşme görülmedi; bu durum farklı sinirsel açıklamaların mümkün olduğuna işaret etti.

Çalışmada ayrıca durumu yaşamayan kişilerin önemli bir bölümünün rüyalarında koku veya dokunma hissetmediği tespit edildi. Araştırmacılar, rüyaların kişiye özgü yapısının bilinç üzerine yapılan araştırmalara katkı sağlayabileceğini belirtti