Yapay zekâ, büyük veri analizi ve akıllı gözetim teknolojileri sayesinde kriminal soruşturmaların saatler içinde çözülebildiği bir dönemde, mali ve idari yolsuzlukla mücadelede aynı hızın yakalanamaması tartışılıyor. Uygulama, ‘olay sonrası soruşturma’dan ‘önleyici izleme’ye geçişi öngörüyor. Önerilen yöntemler arasında tahminleyici yapay zekâ algoritmalarının kamu ihalelerini ve para hareketlerini anlık denetlemesi, tüm resmi işlemlerin akıllı sözleşme temelli kapalı dijital sistemlere taşınması ve banka, vergi, gümrük, tapu ile ticaret sicili veri tabanlarının birbirine bağlanarak şüpheli servet artışlarının otomatik alarm üretmesi yer alıyor.

Irak’ta yolsuzluğun 2003 sonrası toplam maliyetinin resmi olmayan tahminlerle 2 trilyon dolara yaklaştığı, hükümet verilerinde ise yurt dışına çıkan paranın 350 milyar dolar düzeyinde olduğu belirtiliyor. ‘Fecir Operasyonu’ kapsamında tek bir dosyada 144 milyar dinar ve 24 milyon dolardan fazla nakit, altın ile gayrimenkul ele geçirildiği, parlamentodaki yolsuzluk komisyonlarının ele geçirilen toplam değerin 250 milyon doları aştığını açıkladığı aktarılıyor. Yargı organlarının ‘yüzyılın hırsızlığı’ davasında 365 milyar dinar, Irak Havayolları’yla ilgili dosyalarda ise 19 milyon dolardan fazla paranın geri alındığını duyurduğu kaydediliyor.

Fedakâr İlkesi eski Başkan Yardımcısı imzasını taşıyan yazıda, siyasi iradenin dijital çözümlerle desteklenmesi halinde yolsuzlukla mücadelenin yıllar süren mahkeme dosyalarından saatler içinde müdahale eden yazılımsal koruma sistemlerine dönüşebileceği savunuluyor