Bağdat, 1952'de hizmete giren iki katlı İngiliz otobüsleriyle bir dönem Ortadoğu'nun en düzenli kentlerinden biri olarak öne çıkıyordu. Ancak 2003 sonrasında otomobil ithalatı hızlanırken yol ve toplu taşıma altyapısı aynı ölçüde gelişmedi; bugün Bağdat'ta dört milyonu, Irak genelinde ise yedi milyonu aşan araç trafiği günlük yoğunluğa yol açıyor. Ülke çapında günlük benzin tüketimi 30 milyon litrenin üzerinde seyrederken, sadece yakıt israfı nedeniyle yıllık 500 milyar dinarın üzerinde kayıp yaşandığı belirtiliyor.

Trafikte harcanan süre nedeniyle bir milyon çalışanın yıllık 250 milyon saatten fazla işgücü kaybettiği, artan araç sayısının hava kirliliği, gürültü ve kazaları da beraberinde getirdiği ifade ediliyor. Uzmanlar, yeni köprü ve yol genişletmelerinin tek başına çözüm olmadığını, modern otobüs filoları, Bağdat metrosu ve elektrikli toplu taşıma projelerinin sürdürülebilir sonuç vereceğini vurguluyor. Londra, Singapur, İstanbul ve Brezilya'nın Curitiba kentindeki BRT sistemi örnek gösterilerek, kurumlar arası servis hatları, ulusal toplu taşıma otoritesi ve hızlı otobüs şeritleri öneriliyor.

Bu adımların yakıt tasarrufu, kaza azalımı ve çalışan verimliliği üzerinden ekonomiye geri dönüş sağlayacağı, Bağdat'ın eski planlı ulaşım kimliğine yeniden kavuşabileceği aktarılıyor