ABD ile İran arasında 17 Haziran 2026'da imzalanan ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören anlaşmadan 22 gün sonra karşılıklı saldırılar yeniden başladı. ABD Merkez Komutanlığı, İran'a yönelik yeni bir hava operasyonu düzenleyerek hava savunma sistemleri, füzeler, insansız hava araçları, kıyı gözetleme tesisleri ve askeri lojistik altyapıyı hedef aldığını açıkladı. Washington, operasyonun İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik eylemlerine karşılık verildiğini ve deniz trafiğini tehdit etme kapasitesini zayıflatmayı amaçladığını belirtti.
Tahran ise ABD saldırılarının Buşehr nükleer santrali çevresi, köprüler ve demiryolu hatları dahil güneydeki stratejik tesisleri vurduğunu duyurdu ve bunu egemenliğe yönelik bir ihlal olarak nitelendirerek karşılık verileceğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin savaş peşinde olmadığını, ancak İran'ın nükleer silah edinmesini engelleyeceklerini ve yeni bir saldırıya daha güçlü karşılık verileceğini söyledi. İranlı analist Ali Akbar Barzenuni, artan askeri hareketliliğin tarafların kırmızı çizgilerinin aşılması halinde kontrolden çıkabilecek bir gerilime işaret ettiğini belirtti.
Mısırlı strateji uzmanı Korgeneral Samir Farag, Tahran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskıyı sürdürmesi durumunda Washington'un doğrudan askeri müdahaleye başvurabileceğini ifade etti. Moskova merkezli JSM Araştırma Merkezi Direktörü Asif Mulham, çatışmanın nükleer meselenin ötesinde ABD, Rusya ve Çin arasındaki küresel nüfuz mücadelesiyle bağlantılı olarak uzun yıllar sürebileceğini savundu