Irak’ta yolsuzlukla mücadele konusu, son dönemde Başbakan Ali ez-Zeydi’nin açıklamaları ve operasyonlarıyla gündeme geldi. Başbakan Ali ez-Zeydi, bakan, milletvekili ve parti ayrımı gözetmeksizin halkın emanetini çalan herkesin yargılanacağını söyledi. Bu söylem, altyapısı harap, hastaneleri temel tıbbi malzemeden yoksun ve enerji krizi yaşayan bir ülkede geniş yankı buldu.
Sokaktaki destek, "paylaşım sisteminin" bedelini kanı ve servetiyle ödemiş geniş kesimlerden geldi. Ali ez-Zeydi’nin cesur adımları, kendini yasanın üzerinde gören büyük figürleri soruşturma ve tutuklama tehdidi altına aldı. Yorumlara göre bu kararlılık, Washington’un açık yeşil ışığı ve lojistik desteğiyle mümkün oldu.
ABD’nin iki hedefte hareket ettiği değerlendiriliyor: bir yandan Tahran’a bağlı milislere akan gri finans ağlarını kesmek, öte yandan Irak ekonomisini Fed denetimi ve uluslararası şeffaflık standartlarına bağlamak. Bunun önceki dönemlerdeki doğrudan askeri çatışmadan farklı, anayasal meşruiyete sahip Iraklı aktörler eliyle yürütülen yumuşak bir strateji olduğu belirtiliyor. Yolsuzluk dosyaları, Washington’un bölgesel baskıları zayıflatırken Irak petrol parasının muhalifler tarafından kullanılmasını da engellemesine zemin hazırlıyor