Ermenistan, Kafkasya'nın kuzeybatısında tarihsel bir kimlik kavşağı olarak öne çıkıyor. Bölgede Ermeni çoğunluklu Dağlık Karabağ, 1923'te Stalin'in idari kararıyla Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne bağlandı; bu düzenleme yıllar süren bir ihtilafın temelini attı. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 1991'de patlak veren savaş, ateşkesle sonuçlandı ancak kalıcı bir çözüm getirmedi.

2020'deki ikinci savaş, güç dengesini belirgin biçimde değiştirdi; 2022 sonu ile 2023 başında Ermenistan'ı Karabağ'a bağlayan tek kara yolu kapatıldı. Eylül 2023'teki Azerbaycan harekâtının ardından on binlerce Ermeni yerinden oldu; 1 Ocak 2024'te fiilen tanınmamış olan Dağlık Karabağ cumhuriyetinin lağvedildiği duyuruldu. Karabağ'dan gelen göç dalgası konut, sağlık ve iş olanakları üzerinde ciddi baskı oluşturdu, yoksulluk görünür biçimde arttı.

Ermenistan'da askeri harcamalar yükselirken yatırımlar geriledi; gençler için gelecek belirsizliği derinleşti. Siyasi alanda kurumlara güven azaldı, sokak protestoları çoğaldı. Mevcut durum, Karabağ'ın yalnızca askeri bir ihtilaf değil, Ermenistan'ın gündelik hayatını, kimliğini ve geleceğe ilişkin algısını doğrudan etkileyen bir varoluşsal mesele olduğunu ortaya koyuyor