Irak’ta Aşura anmaları sürerken, Faili Kürtler, on yıllardır çözüme kavuşmayan adalet taleplerini yeniden gündeme getirdi. Eski rejim döneminde on binlerce Faili Kürt’ün vatandaşlıktan çıkarıldığı, zorla sürgüne gönderildiği ve mallarına el konulduğu; çok sayıda gencin gözaltı ve cezaevlerinde kaybedildiği belirtildi. Irak mahkemeleri, bu uygulamaları daha sonra soykırım suçu olarak tanıdı.
2003 sonrasında sürgündekilerin vatandaşlığının iade edilmesi ve bazı hakların resmen tanınması yönünde adımlar atılmasına karşın, önemli dosyalar hâlâ açık. El konulan malların iadesi için uzun ve karmaşık süreçler sürerken, kayıpların akıbeti de henüz netleşmedi. Faili Kürt toplumunun geniş bir kesimi, devlet kurumlarındaki temsilinin tarihsel katkılarıyla orantılı olmadığını savunuyor.
Konu yazıda, Faili Kürtlerle sınırlı kalmayıp Irak’taki geçiş adaleti ve mağdurların tazmini meselesinin bir parçası olarak değerlendirildi. Talepler arasında mülk iade süreçlerinin hızlandırılması, tazminat mekanizmalarının güçlendirilmesi, kayıpların akıbetinin açıklığa kavuşturulması ve Faili Kürt yetkinliklerinin karar mekanizmalarında adil biçimde yer alması sıralandı. Irak Anayasası ve eşit yurttaşlık ilkeleriyle uyumlu, kapsayıcı bir adalet anlayışının hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı