Beslenme uzmanı Andrey Skalny, manganezin sıklıkla göz ardı edilen ancak sağlık açısından kritik bir mikro besin olduğunu belirtti. Skalny, vücuttaki manganez dengesinin bozulmasının bağışıklık sisteminden sinir sistemine kadar birçok soruna yol açabileceğine dikkat çekti. Uzmana göre manganez, antioksidan savunmada görev alan süperoksit dismutaz enziminin yapısında yer alarak hücreleri ve mitokondrileri oksidatif stresten koruyor; bu enzimdeki düşüş kanser ve iltihaplanma riskini artırabiliyor.
Manganezin eklem kıkırdağı, hyaluronik asit ve kondroitin sülfat üretiminde görev aldığı, eksikliğinde büyüme geriliği, kemik ve kıkırdak sorunları ile yara iyileşmesinde gecikme görülebileceği aktarıldı. Bakır eksikliğiyle birleştiğinde kemik mineral yoğunluğunu azaltarak kırık ve osteoporoz riskini yükselttiği, kadınlarda progesteron ve prolaktin üretimini etkileyerek pelvik yapışıklık ve kısırlığa zemin hazırlayabileceği bildirildi. Manganezin glukoneogenez sürecinde laktat ve amino asitleri glukoza dönüştüren enzimleri aktive ettiği, eksikliğinin insülin direnci ile tip 2 diyabet ve obeziteyle ilişkilendirildiği vurgulandı.
Karaciğerde amonyak detoksifikasyonunu sağlayan enzimin çalışması için de gerekli olduğu, bu nedenle düşüklüğün karaciğer toksisitesine katkıda bulunabileceği kaydedildi. Sinir sisteminde hafıza, öğrenme ve duygu düzenlemesinde rol oynadığı, eksikliğinin depresyon, epilepsi ve bilişsel sorunlara yol açabileceği belirtildi. Skalny, manganez fazlasının da Parkinson benzeri nörolojik belirtiler ve bilişsel işlev kaybı riskini artırdığını söyleyerek dengeli alımın önemini vurguladı.