Enerji uzmanı Ahmed Asker, 2003'ten bu yana elektrik sektörünün devletin en büyük harcama kalemi olduğunu, ancak toplam harcamanın 100 milyar doları aşmasına karşın ülkenin kendi kendine yeterliliğe ulaşamadığını söyledi. Asker, sorunun yalnızca üretimle sınırlı olmadığını, yıpranmış iletim hatları, dağıtım sistemindeki darboğazlar, teknik kayıplar, kaçak kullanım ve zayıf tahsilat oranlarıyla çok boyutlu bir yapı sergilediğini belirtti. Elektriğin sübvanse edilerek düşük fiyatlarla satıldığını, tahsilatın birçok bölgede düşük kaldığını ve bu dengenin kamu kaynaklarını tükettiğini ifade etti.

Krizin sürmesinin özel jeneratör sektörünü büyüttüğünü, yakıt tedarikçileri ve jeneratör sahiplerinin oluşturduğu paralel ekonomik çıkarların köklü çözümü zorlaştırdığını vurguladı. Hükümetlerin her yaz başında geçici önlemlerle sorunu geçiştirdiğini, yapısal reformların uygulanmadığını söyledi. Asker, krizin çözümü için iletim ve dağıtım şebekelerinin modernize edilmesini, tahsilat sistemlerinin geliştirilmesini, yenilenebilir enerji projelerinin genişletilmesini ve yolsuzlukla mücadele edilmesini içeren kapsamlı bir ulusal planın gerekli olduğunu kaydetti.