Rus beslenme uzmanı Yelena Solomatina, kayısının sindirim sisteminde bazı kişilerde tahrişe yol açabileceğini belirterek, mide zarı hasarı, gastrit, ülser ve kolit hastalarının tüketimi azaltması ya da kaçınması gerektiğini söyledi. Solomatina, kayısıdaki organik asitlerin mide mukozasındaki tahrişi artırabileceğini, daha tatlı çeşitlerin ise daha az asit içerdiğini ancak şeker oranının yüksek olduğunu ifade etti. Gastroenterolog Nadejda Çernişova, kayısının soğuk suyla birlikte tüketilmesinin ishal, şişkinlik ve karın ağrısına neden olabileceğini kaydetti.

Sağlıklı bir kişi için günlük önerilen miktarın yaklaşık 200 gramı, yani 4 ila 6 büyük kayısıyı geçmemesi gerektiği, aşırı tüketimin şeker seviyesini ani şekilde yükselterek diyabet hastaları için risk oluşturabileceği bildirildi. Solomatina ayrıca, kayısının karaciğerde metabolize edilen fruktoz içerdiğini, aşırı tüketimin karaciğerde yağ birikimine katkıda bulunabileceğini ve tokluğu azaltıp iştahı artırabileceğini söyledi. Kayısı çekirdeğinin vücutta siyanür asidine dönüşen amigdalin maddesi taşıdığı, böbrek sorunu olan kişilerin çekirdekten kesinlikle uzak durması gerektiği belirtildi.

Çernişova, kayısının bazı kişilerde kaşıntı, burun akıntısı, göz yaşarması ve cilt döküntüsü gibi alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini, ağır vakalarda Quincke ödemi veya anafilaktik şok gibi acil tıbbi müdahale gerektiren durumların gelişebileceğini sözlerine ekledi.